Ergenlik, çoğu ailede "çocuğum değişti" cümlesiyle başlar. Oysa değişen sadece çocuk değildir; ailenin alışkın olduğu ilişki biçiminin de yeniden düzenlenmesi gerekir.
Mesafe, reddedilme değildir
Ergenin odasına çekilmesi ya da kısa cevaplar vermesi çoğu ebeveyn tarafından reddedilme olarak okunur. Oysa bu, kimlik kurma sürecinin doğal bir parçasıdır. Mesafeyi kişisel algılamadan, kapıyı açık tutmak en işlevsel tutumdur.
Sınır koymak, kontrol etmek değildir
Ergenin en çok ihtiyaç duyduğu şey, esneyebilen ama var olan sınırlardır. Sınırın kendisi kadar, nasıl konulduğu da belirleyicidir: tartışmanın kızıştığı anda değil, sakin bir zamanda konuşularak.
Tutum birliği
Ebeveynlerin birbirinden farklı tepkiler vermesi, ergenin ikisi arasında boşluk aramasına yol açar. Evde tutum birliği kurulduğunda gerilimin belirgin biçimde azaldığını görüyoruz.
Ergenlik dönemi kendi başına bir sorun değildir; ancak ailenin bu geçişte desteğe ihtiyacı olabilir. Bu konuda yapılan görüşmeler, hem ergenle hem de ebeveynlerle paralel yürütüldüğünde en verimli sonucu verir.